Gitmek isteyip sonra vazgeçip sıkılırsın hayatından
Çok şey isteyip hepsi zor deyip yorulursun ya
Sonra gün gelip merhaba deyip çıkıverir karşına
Aşk dedikleri tüm kederlerin ilacıymış ya
Olur o zaman olur o zaman
Kalbin yolunu bulur o zaman
Olur o zaman olur o zaman
Aklın doğruyu bulur o zaman
Aşka yüklenip oldu zannedip sarılırsın hayatına
Hiç kolay değil zorlu bir seyir tıkanırsın ya
Tüm sebeplerin doğru bildiğin kalıverir ardında
Aşk dedikleri tüm dikenleri batırırmış ya
Dayan o zaman dayan o zaman
Kalbin yolunu bulur o zaman
Dayan o zaman dayan o zaman
Aklın doğruyu bulur bir zaman
Olur o zaman olur o zaman
Kalbin yolunu bulur o zaman
Olur o zaman olur o zaman
Kalbin doğruyu bulur
Müslüman mahalleleri tepelerdeydi
Sonra Rum, Bulgar, Ermeni mahalleleri
Ve Çingeneler
Limana doğru Frenk mahallesi vardı
Konsolosluklar, ticarethaneler
İstasyon, lokantalar
Birkaç müzikli gazino
Babamın işleri bozulunca
Dayımın köyüne, Langaza'ya göç ettik
Çiftlik hayatı başladı
Orada okul yoktu, sıkılıyordum
Köydeki Müslüman hocadan ders alıyordum
Sonra da köyün papazından
Ama Rumca'yı sevmiyordum
Teyzemin yanına, yine Selanik'e gönderildim
Arapça öğretmeni Kaymak Hafız'dan
Hayatımın ilk dayağını yedim
Bu bana çok dokundu
Çocuksu sorularıma dahi cevap veremeyecek kadar
Cahil, aciz, koskoca bir adamdan
Dayak yiyordum
Bir gün komşumuzun oğlu Ahmet
Bizi ziyarete geldi
Askeri ortaokuldaydı
Pırıl pırıl, tertemiz üniforması
Anlamlı bakışı
Kendinden emin konuşması
İşte o gün, ben de o üniformanın içine girmiştim sanki
Annem, "Olmaz" dedi
"Osmanlı askeri demek
Bitmek tükenmez sürgünler, savaşlar demektir
Kıyamam sana"
Ama nafile, gizlice okulu kazanmıştım
Anacığımın elini öptüm
Hakkını helal etti