Yaz dostum
Güzel sevmeyene adam denir mi
Yaz dostum
Selam almayana yiğit denir mi
Yaz dostum
Altı üstü beş metrelik bez için
Yaz dostum
Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi
Yaz tahtaya bir daha
Tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet Ağa
Bir gün öder hesabı
Yaz dostum
Yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum
Garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum
Öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum
Kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Yaz tahtaya bir daha
Tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet Ağa
Bir gün öder hesabı
Yaz dostum
Barış söyler kendi bir ders alır mı
Yaz dostum
Su üstüne yazı yazsan kalır mı
Yaz dostum
Bir dünya ki haklı haksız karışmış
Yaz dostum
Boşa koysan dolmaz dolusu alır mı
Yaz tahtaya bir daha
Tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet Ağa bir gün öder hesabı
Dün gece seni gördüm yine,bembeyaz bir yağmur içinde
Bir rüya değil sanki, gülüyordun gözlerime
Her damla bir keder gözlerimde yaş oldun
Yetti bundan fazlası ölüm gelme artık gecelerime
O günlerden bir rüzgar eser ümitlerin seni terkeder
Senden o bakışları gizler kapkaranlık bir keder
Hayatta paylaşmaya değer bildiğin bir sır varsa eğer
Haykırıp dağlara taşlara anlatmalıymış meğer
Artık çıkmıyorum İstiklale
Sabah Fatma hanım uyandırıyor
Helva,ekmek,çay bana onlar bakıyor
Odanın hali perişan ben perişan kimse yok işime karışan
Ara sıra balkona çıkıyorum
Fesleğenler kuruduğunda ocaktı ben baharı bekliyorum
Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala
Gözüm şişelere takılıyor becerebilseydim ne ala
Bu günlerde böyleyim ben yas denen şiirdeyim
Bir köşede gülüşün var sırtımda kanlı bıçağın
Hiç bir zaman duymayacağın duysan da anlamayacağın
Bir çığlıkta
SANA BİRİKİYORUM....