Bir sabah yağmurla ıslandığın gün
Yüzüme bakmaya utanacaksın
Bende bıraktığın hatıraları
Ömrünce ah çekip ağlayacaksın
Kimseler görmeden güzelliğini
Benimle mahşerde yaşlanacaksın
İçimde son kalan mutsuzluğun
Bana katlanmaya alışacaksın
Sanma ki dünyama güneş doğacak
Sen yoksan bir daha gün doğmayacak
Kararsın dünyam yıkılsın dağlar
Artık kendimden başka dostum yok
Sen demez miydin erkek ağlamaz
Bak sırılsıklam oldum şansım yok
İstanbul İstanbul dedim, sana geldim
İstanbul İstanbul, geldim de ne buldum
Anam ayırmazdı benden gözünü
Söylemişti, dinlemedim sözünü
Yıllardır unuttum artık yüzünü
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Bir ateş buldum, yandım yakıldım
Esti geçti, rüzgârına kapıldım
Bir ateş buldum, yandım yakıldım
Esti geçti, rüzgârına kapıldım
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı, çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul
İstanbul İstanbul dedim de geldim
Bu koca şehirde ben yalnız kaldım
İstanbul İstanbul dedim de geldim
Bu koca şehirde ben yalnız kaldım
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı, çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul
İstanbul İstanbul diye özendim
Beyaz mermerlere yattım uzandım
İstanbul İstanbul diye özendim
Beyaz mermerlere yattım uzandım
Çalış çalış üç beş kuruş kazandım
Onu da elimden aldın İstanbul
Çalış çalış üç beş kuruş kazandım
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı, çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul